Köyde ''Bölükbaşı'' sülalesinde üzerinde Kur'an yazısı bulunan bir ayna
bulunduğu
ve aynanın ''Sarılar'' sülalesinden kaldığı,Yüz,Çene,ve Gözünden felce tutulan
insanların bu aynaya baktıktan sonra iyileştiği denenmiş bir gerçek olarak
çevre
halkınca bilinmektedir.
Ayna daha çok felç olanlar için kullanılmakta olup,bulunduğu yıldan beri
bilinmeyen
çok gizle özelliklerini de birlikte muhafaza etmektedir.Felçli insanlara şifa,
tılsımlı bir aynadır.
Anlatılanlara göre;takriben 200 yıl önce köyün güneyindeki ''AYNA
TEPESİ''mevkiinde tepede
ismini bu aynadan almaktadır.Taş çıkaran köylü vatandaşlarca ''Ayna,Kılıç ve
Kazan ''bulunmuş.
O yıllarda kılıçla,kazan bağlıkalan genç çiftlerin kilidinin açılmasında
kullanılmış.
Bağlı olan gelin ve dağmat kılıcı aralarına koyarlar,kazandada ısıtılan suda
yıkanırlarmış.
Zamanla bunlar kaybolmuş şimdi kimdeolduğu bilinmemektedir.Aynanın ise
günümüze kadar sadece
yarısı kalmış.Felçli insanları tedavi özelliğini halen korumaktadır.
AYNANIN ÖZELLİĞİ VE BAKILIŞI
Yüz felci olan hastaların ilk uğrak yeri ''AYNA''nın bulunduğu ''BÖLÜKBAŞI''
lar sülalesidir.
Aynaya baktıran kadın önce hastaya abdest aldırır.İki rekat namaz
kıldırır.Çeşitli dualar
okuyarak gizli odada baktırır.Hasta olmayana ayna gösterilmez.
Aynaya bakan hasta perhiz eder bulgur ve acı yemez.Daha çok İnek
sütü,Bal,Tereyağı,Ekşisiz ekmek yer.Evli ise eşinden iyileşinceye kadar uzakta
durur
.Bu durum 40
gün devam eder.
Bu sürede başka aynayada bakmaması gerekir.Karanlıkta ve yalnız kalmaz.İnanışa
göre aynaya bakma esnasında üzerine başka birisinin gelmemesine dikkat edilir.
esnasında üzerine başka birisinin gelmemesine dikkat edilir.Gelir ise tedavi
olmaz.Bu durumda,tedaviye gelen hastaların 1 ay içerisinde 3'e tamamlandığında tedavi gören
hastanın iyileşeceğine
inanılır.